İtalyan Yaşam Tarzının Cazibesi…

İtalyan Yaşam Tarzının Cazibesi…

İtalyan Yaşam Tarzının Cazibesi…

İnsanın, zaman zaman kendisine de yatırım yapması gerektiğini düşünürüm. Ruhumuzu zenginleştirmenin de temel bir gereksinim olduğu kanaatindeyim. Rutin bir hayat, ne kadar güvenli bir sığınak olarak görünse de insanı hayata sıkıca bağlayan şeylerin, heyecanlar ve yenilikler olduğunu ve bunların ruh sağlığımız için elzem olduklarını da kabul etmemiz lazım.

Yeni bir dil öğrenmek, yeni bir şehir gezmek, bir fotoğraf kulübüne yazılmak, diksiyon eğitimi almak ya da spor yapmaya başlamak gibi… Neredeyse her gün, yeni bir olumsuz haberle uyandığımız bu dünyada, yaşamayı sürdürebilmemiz ve motivasyonumuz için elimizden geldiği kadar çabalamamız gerekli.

Temmuz ayının başında, Bari’den başladığım ve 30 gün süren İtalya’yı keşfetme yolculuğum sonunda, gezmeye doyamadığım 16 şehir ile anılarıma ve ruhsal yolculuğuma eklenen güzelliklere dair çıkarımlarımı zaman zaman buraya yazmak ve edindiğim tecrübeleri sizinle de paylaşmak niyetindeyim.

Dünyanın dört bir yanından insanların hayranlık duyduğu, taklit etmeye çalıştığı ve ilham aldığı bir yaşam felsefesinden bahsetmek istiyorum. İtalyanların yaşam biçimi…

“La Dolce Vita” yani “Tatlı Hayat” dedikleri bu felsefe yalnızca moda, yemek ve sanatla sınırlı kalmaz. Aynı zamanda hayatın her anını derinlemesine yaşamak, küçük anların tadını çıkarmak ve insan ilişkilerine büyük değer vermek üzerine kuruludur. Hayatın hızlı ve karmaşık temposuna karşı bir duruş sergiler. Bir fincan kahve eşliğinde yapılan sabah sohbetleri, uzun öğle yemekleri (siesta), akşam üstü yapılan keyifli yürüyüşler (fare una passeggiata) ve aileyle geçirilen zamanlar bu felsefenin temel taşlarını oluşturur.

Özellikle İtalya’nın daha az turistik olan güneydeki şehirlerinde yaşayan insanların sürdürdükleri bu hayat tarzı özenilmeyecek gibi değil. Eski Türk ailelerine çok benzettiğim ama günümüz Türkiye’sinin, insanları birer köle misali çalıştırıp aileleriyle daha az sosyalleşebilecekleri hayat tarzına mecbur kıldığı, Amerikan özentisi yaşamları örnek alacağımıza; İtalyanlar gibi hayatı daha yavaş, daha bilinçli ve daha dolu yaşama arzusuna sahip olabilseydik. Keşke modern dünyanın hızla akıp giden temposuna karşı bir duruş olarak, hayatın tadını çıkarıp, sevdiklerimizle daha fazla vakit geçirip, yaşadığımız her anın kıymetini bilseydik.

Sizi kucaklayan doğanın, size hayat veren ailenizin ve bir kez yaşayacağınız bu hayatın kıymetini bilmeniz dileğiyle…

Sevgiyle kalın…
12.08.2024

Bu yazıyı paylaş:

Benimle iletişime geçin...

Benimle iletişime geçin...