Bir Film, Bin Nasihat

Bir Film, Bin Nasihat

Bir Film, Bin Nasihat

“En sevdiğin film nedir?” diye sorsalar, hiç düşünmeden “Esaretin Bedeli” derim. Orijinal adıyla “The Shawshank Redemption.

1994 yapımı bu kült film, uzun yıllardır dünya sinema tarihinin en iyileri arasında yer alıyor. Film, başrol karakteri Andy Dufresne’nin haksız yere müebbet hapis cezası almasıyla başlıyor ve hapishanede yaşadığı olayları konu alıyor.

Ağır bir tempoda ilerleyen film, sürpriz sonuyla akıllarda yer etmeyi başarmış. Defalarca izlesem de Andy’nin davranışsal ve duygusal yolculuğuna her defasında hayran kalıyorum. Üzerindeki yıpratıcı tahakküme rağmen sakin ve naif olabilmeyi, bilhassa kendisine zulmeden nobranlara karşı dahi soğukkanlı kalabilmeyi başarabilen bir karakter. Yaklaşık iki buçuk saat süren filmin sonunda bir tokat gibi gerçekler ve detaylar yüzümüze çarpıyor.

Atalarımız “Ağır atın çiftesi pek olur.” diye boşuna dememişler. Az konuşup, çok düşünen, olağanüstü bir durumda sakin kalmayı başarabilen, adalet duygusunu en yüce erdem sayan insanların zekasını hiçbir zaman hafife almamak gerektiğini bilirim. Andy gibi karakterlerin varlığı, insanın potansiyelini ve zekasını göstermektedir. Planlı ve amaca yönelik bir yaşam sürmek, hayatın değerini ve kıymetini anlamak için önemlidir.

Düşünerek, keşfederek, anlayarak, aldığı tek bir nefesin dahi ne kadar kıymetli olduğunun farkında olarak yaşayabilme fikri, çevremizdeki çoğu insanın başaramadığı veya hiçbir zaman deneyimleyemediği ezbere yaşanmak zorunda kaldığı ütopik bir düşünce olarak kalıyor. Otomatik pilotta giden 365 gün 6 saat çarpı uzun yıllar…

Plansız, programsız, rastgele yaşanmış bir hayat, dümensiz bir gemi gibi okyanusta amaçsızca süzülür. Hedefi ve gideceği bir kara parçası yoktur. Pusulasını kaybetmiş, kendini tamamıyla rüzgâra ve dalgaların akış yönüne teslim etmiştir. Oysa planlayabilmek, kendisine hediye edilmiş ve sadece bir kez yaşayabileceği hayatı hakkıyla, dolu dolu yaşayabilmek için elinden geleni yapması gerektiğinin bilincinde olabilmek gereklidir. İşte bu gerçekten yaşamaktır, takvimleri devirmek değil!

Tıpkı Andy Dufresne gibi teninize değen tek bir yağmur damlasının dahi kıymetini bildiğiniz bir yaşamınız olması dileğiyle…

Sevgiyle kalın,
05.03.2024

Bu yazıyı paylaş:

Benimle iletişime geçin...

Benimle iletişime geçin...