Affetmek ya da Affetmemek, İşte Bütün Mesele Bu!

Affetmek ya da Affetmemek, İşte Bütün Mesele Bu!

Affetmek ya da Affetmemek, İşte Bütün Mesele Bu!

Geçen gün karşıma şöyle bir yazı çıktı;

“Affetmeyin, sizi sabaha kadar uykusuz bırakıp, sizi düşünmeden hayatlarına devam eden insanları affetmeyin.” diyordu.
Keyifle içtiğim kahvemi sehpanın üzerine bıraktım ve düşündüm. “Biz kimiz ki? Kim oluyoruz da tıpkı bize benzeyen, etten ve kemikten oluşmuş fanileri affetmemek üzerine ahkam kesiyoruz?

93 milyar ışık yılı çapındaki evrenin akıl almaz büyüklüğü içinde sadece minicik bir yer kaplayan kibirli, bencil ve kötücül ölümlüleriz.
Aklıma bir anda Emily Bronte’nin Uğultulu Tepeler isimli romanı geliyor. Heatcliff’i hatırlıyorum. Hayatını intikam almak üzerine kurmuş, kıskanç, kibirli ve bilinçli bir şekilde kötü olmayı seçen bir roman kahramanı. Yüreği öyle taşlaşmış ki kendine yapılanları bir türlü affedemiyor ve hayatı boyunca kalbinde o ağır karanlığı taşımak zorunda kalıyor.

Hayat bir sınanma macerasıdır. Sınanmadan yaşayabilmenin imkansızlığına inanıyorum çünkü hepimizin de bildiği gibi kâinatta her şey zıddıyla kaimdir. Her zaman kendimiz gibi olmayanlarla imtihan ediliriz. Peki, bizim gibi olmayan ve düşünmeyen insanları, kara listemize alıp, dünyamızı Heatcliff gibi onlardan intikam almak üzerine mi kurmalıyız? Affedip, yolumuza devam etmenin hiçbir yolu yok mu? Oysaki affedememe duygusu sadece kendi kalbimize ve omuzlarımıza yük olup, gelişmemizi ve sağlıkla ilerlememizi engellemekten başka bir şeye neden olmayacaktır. Affedebilmek bir tercihtir.

Sizi üzen veya hayal kırıklığına uğratanları hayatınızda tutmaya, onlarla iletişim halinde olmaya mecbur değilsiniz; zaten mümkünse o insanlardan uzak durmanızı tavsiye ederim. Ama zihninizde ve kalbinizde onları bağışlayabilirseniz, hunharca ektiğiniz öfke tohumlarını hayatınızın merkezinden söküp atar, kendinizi özgürleştirebilirsiniz. Böylelikle yolunuza sağlıklı bir beden ve temiz bir bilinçle devam edebilirsiniz.  Bu kendiniz için yapacağınız en büyük iyilik. Affedin ve geride bırakın!

Sevgiyle kalın,
Nora Bağdasaroğlu
27.02.2024

Bu yazıyı paylaş:

Benimle iletişime geçin...

Benimle iletişime geçin...